Çoban (Dede) Köprüsünden dolayı Köprüköy ismini alan Köprüköy İlçesi 1990 yılında İlçe olmuştur.  Erzurum’a olan uzaklığı 58 Km’dir.  İlçenin yüzölçümü 470 km2, rakımı 1670 metredir. Köprüköy İlçesi Merkez ve Yağan Belediyesi olmak üzere iki belediye teşkilatına sahiptir. Köprüköy İlçe Belediye teşkilatı 1972 yılında, Yağan Belediye Teşkilatı 1976 yılında kurulmuştur. 

İlçenin kuzeyinde Narman, doğusunda Horasan, batısında Hasankale ve güneyinde Karayazı ilçeleri bulunmaktadır.
İlçenin 3 km kadar kuzeyinde çamurlu kaplıca olarak bilinen Deli Çermik bulunmakta ve yaz aylarında mesire alanı olarak da hizmet vermektedir.

KÖPRÜKÖY İLÇESİ ÇOBAN ( DEDE) KÖPRÜSÜ

XIII veya XIV. yy

Bu köprüyü yaptıran Emir Çoban’dan dolayı halk arasında Çobandede Köprüsü olarak anılır. Köprü Erzurum İli Köprüköy ilçesi yakınında, Hınıs yönünden gelen çay ile Hasankale çayının birleştiği yerde Aras Nehri üzerindedir. Erzurum’dan Hınıs, Karayazı, Tekman ve Muş istikametine giden yol bu köprü üzerinden geçerdi. Şimdi yanına beton köprü yapılarak Çoban Köprüsünden vasıta geçişine müsaade edilmemektedir. 

Köprünün ayaklarında ileriye doğru çıkan, gemi burnu gibi sivrilen sel yaran ve topuk kısımlarının üstlerinde bulunan yarım külah şeklindeki örtüler ile kapatılmış sekiz odaya yer verilmiştir. Bu odaların bazılarının üstlerinde âlemler ve bazı işaretler vardır. Bu köşkler köprünün manzarasını basitlikten kurtarmak ve kemer aralarının boşluğunu doldurarak cazip bir şekil vermek için yapılmıştır. 110 cm. yükseklikteki köprü korkulukları üzerinde birçok taşçı işareti bulunmaktadır. 

Çoban Köprüsü Anadolu’nun en eski Türk köprülerinden biri olarak özel bir değere sahiptir.   

Bu köprü İlhanlı Hükümdarı Gazan Han’ın veziri olan Emir Çoban Salduz  tarafında H.697’de (M.1297-98) ikibuçuk yılda yaptırılmış ve Yağan, Işkı, Hasnikâr, Köprü köylerini bu hayratına vakfettirmiştir.(A.Ş.Beygu)

Köprünün batı yüzündeki çok harap ve okunaksız durumda olan tamir kitâbesinden sıhhatli bir bilgi elde etmek mümkün değildir. Bu metnin ilk satırında “Çoban” adı ve dördüncü satırında 1140/1727 tarihi okunmaktadır. Köprü H.1289/ M.1872 yılında ikinci defa tamir edilmiştir. Köprünün aslı Yedi gözlüdür. Herhalde bir taşkın sonunda kuzey kenarındaki bir göz yıkıldığından ikinci tamir sırasında (1872) bu göz örülerek kapatılmıştır.   Çoban Köprüsü 1946-1948 yıllarında üçüncü defa tamir edilmiştir.  

Söylentiye göre köprünün inşasında 6 km mesafedeki Honigi köyünden çıkarılan taşlar kullanılmıştır. Değişik boyutlarda ve muntazam yontulmuş olan bu taşlar muhtelif renklerdedir. Köprünün boyu 220 m. genişliği 8,5 metredir. Kemer açıklıklar, kuzeyden güneye doğru, 15.35, 15.40, 15.60, 14.20, 13,20, 11.60 m. genişliktedir. Köprünün su seviyesinden yüksekliği 17 m. dir.

Çoban Köprüsü Pasin Ovasını ikiye bölmekte, köprüden batı istikametindeki bölgeye “Aşağı Pasin”, Doğu istikametindeki bölgeye de “Yukarı Pasin” adı verilir.

KÖPRÜKÖY AVNİK KALESİ

Tarihi geçmişi Urartular’la başlayan Avnik Kalesi, Köprüköy İlçesine bağlı Güzel Hisar köyündedir. Aras Nehri’nin sağ tarafında bulunan ve bu havalinin en önemli kalesi Avnik,  çok sarp ve derin vadide yer almakla birlikte tarihteki muhasaralarda zorluk çekilen yerlerden biridir. Kalenin burç ve sur duvarları haraptır.  Kalenin güneydoğusunda Güzel Hisar Köyü bulunmaktadır.

 Avnik’e çok yakın olan Yağan Köyü’ndeki Yağan Baba (Halil-i Divani) vakfiyesinde de zikredildiğine göre Avnik Kalesini  ilk kuran kişi Sasani  Kralı I.Hüsrev (Anuşirvan)’dır.

 Bizans kaynaklannda “Abnikon” diye anı1an  Avnik’in adının, eski kayıtlarda “Abinik” olduğu görülmektedir. Sasaniler (İran) bu kaleyi güzel ve soğuk sulanndan dolayı Farsça Âb-inik (Güzel Su)  şeklinde adlandırmışlardır. Avnik Kalesi bir çok defa onarım geçirmiştir. 1071 Ma1azgirt Zaferi ‘nden sonra Saltuklular (1071-1202)  Bizanslılardan intikal eden Avnik kalesini onarmışlardır.  İlhanlı Sultanı Gazan Mahmud Han’ın (1295-1304) saltanatının ilk yıllarında onartılıp şenlendirilen Avnik Kalesi, daha sonra İlhanlı tahtına oturan Olcayto Han(1304-1316) zamanında da onarılmıştır.   Olcayto Han’ın tamir kitabelerinin parçaları Güzelhisar köyünde yeni yaptırılan duvarlarda kullanılmış olduğu tespit edilmiştir.

Avnik Kalesi iç içe üç sur duvarıyla çavrilidir. Kalede İranlılar, Bizanslılar, Gürcüler, Selçuklular, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular,Timurlular ve Osmanlılar’ın hâkimiyet kurdukları anlaşılmaktadır. Harap durumda olan kalenin taşları civar köylülerce sökülerek ev yapımında kullanılmıştır.

KÖPRÜKÖY İLÇESİ DELİ ÇERMİK

Köprüköy İlçesine üç km mesafede olup ilçe içinden geçilerek gidilir. Erkek ve bayanlar için ayrı ayrı yapılmış beton havuzların üzeri açıktır. Havuzlar birbirinden yüksek perde duvarlarla ayrılmıştır.  Deli Çermik kaynağının kuzey yanında çamur havuzu bulunmaktadır. Gerek havuzun çamuru ve gerekse çevresindeki toprağın rengi koyu gri görünümlüdür.

Kaplıcanın suyunda serbest karbondioksit fazla olduğu için zaman zaman fokurdayıp köpükler saçarak kaynadığından adına “Deli Çermik” denilmiştir. Karbondioksit fazlalığından havuzların üzeri kapatılmamıştır. 

Kaplıca suyunun sıcaklığı 25 derecedir. Suyun yapısında fazla demir iyonu bulunduğu için havuzdaki su, bulanık kırmızı renkte görülür. Su aktığı yollarda da kırmızı pas rengi bırakır. Zannedildiği gibi kaynakta kükürt kokusu yoktur. Kaynağın kenarındaki bikarbonatlı çamur vücuda sürüldüğünde çeşitli cilt hastalıklarına iyi geldiğine ve şifa verdiğine inanılır. Bu çamuru gözler hariç bütün vücuduna sürenler, çamurun güneşte iyice kuruduğunda vücut ve eklem ağrılarına iyi geldiğine, etkisinin arttığına inanırlar.                                       

Suyun bir litresinde bir gram sodyum bikarbonat ve 1,25 gram serbest karbondioksit vardır. Bu itibarla gazlı bir sudur. İçindeki madenler az olduğu için içmeye elverişli değildir.

KÖPRÜKÖY İLÇESİ TÜRBE VE  ZİYARET YERLERİ 

AKBABA ZİYARETİ

Köprüköy ilçesi Kayabaşı (Kerinkar) köyü Akbaba komu sınırları içinde, Akbaba kayalığının doğu eteğinde yer alan, moloz taşlarla yapılmış bir mezardır. Mezarın baş taşı ve kitabesi yoktur. Yatırının Ak Baba adında ermiş bir kişi olduğu sanılmaktadır.

AKYÜZ ZİYARETİ

Kayabaşı (Kerinkar) Köyünde dam örtülü bir hücrenin içinde tek mezar vardır. Yatırı 1951 yılında ölen Abdulkerim Akyüz adında Nakşibendi tarikatına mensup alim, fazıl, abit bir kişi olduğu ve güzel ahlakı ile çevresinde sevildiği belirtilmiştir.

ÇOBAN (ABDAL) DEDE TÜRBESİ

Pasinler’in doğusunda, Köprüköy ilçesinin hemen doğu tarafında 1880 metre rakımlı, Çoban Köprüsüne hakim tepede “Çoban Abdal – Oğuz Gazi veya Çoban Dede”ye ait olduğu söylenen ziyaret yeri vardır. Evvelce burada bulunan mezarın bir kümbet-türbe içinde olduğu söylenir. A.Ş.Beygu ise “Erzurum Evkaf Muhasebe Defterinde Zâviye-i Çoban Abdal”ın kaydını bulduğunu yazmaktadır. Buna göre Anadolu’nun en eski eseri olan bu köprünün bakımı ile görevli olan ve Asya’dan gelen  gazi erenlerden bir veli için türbe yapılmış ve zaviye kurulmuştur. Bu gelenek Osmanlı döneminde de sürdürülmüş, tehlikeli geçit yerlerinde ve köprü yakınlarında zâviye ve tekkeler yapılmıştır. İ.H.Konyalı, H.988/M.1580 yılında Üçüncü Sultan Murat adına yazılan Erzurum’a bağlı Pasin livasının 17 yapraklık evkaf defterinde gördüğü vakıflardan bahsederken “ÇOBAN KÖPRÜSÜ başında bir ÇOBAN ABDAL TAKİYESİ vardı. Bir çiftlik ile bir çayır bu zaviyeye vakfedilmiştir” demektedir. Z.Başar eserinde, burada biri 4 m. ikisi daha kısa üç mezarın olduğunu ve mezarların moloz taşlarla çevrildiğini, büyük mezarın (Halil Dede) ye ait olduğunu, diğerlerinin müritlerine ait olduğunu belirtmektedir.

H.H.Kadıoğlu, “Tepede yakın zamana kadar bir ziyaret yerinin bulunduğunu, definecilerin rahatsız edici durumlarından dolayı bu tepenin belediye tarafından dozerle düzeltilip, kaybedildiğini, bu nedenle bir mezar ve bina kalıntısı telkin edecek ize rastlamadığını, kromik sarı-kırmızı ve parlak siyah renkli kayaların dikkat çektiğini belirtmektedir. Zaviyenin bulunduğu söylenen yerin doğuda Horasan, batıda Hasankale, güneyde Karayazı tarafından gelen yollara, Çoban Dede köprüsüne ve Yağan Köyü’ne mutlak biçimde hâkim olduğunu gözlemledik.” demektedir.

 Çoban Dede, Çoban Abdal, Oğuz Gazi, Halil Divani Baba denilen (bu dört isim ayni kişiye ait  olduğu söyleniyor)  zatın ermiş bir kişi olduğu, zaviyesinin ve türbesinin bu tepede bulunduğu yöre halkı tarafından da söylenmektedir.  

YAĞAN BABA ZİYARETİ

Köprüköy İlçesi Yağan Beldesindedir.

Türbesi ve konuk evi bulunan veli olduğuna inanılan Yağan Babanın asıl adının Cihangir oğlu Halil Divani olduğuna inanılmaktadır. Yeniden düzenlenen türbedeki mermer mezar taşına latin harflerle yazılı kitabe şöyledir:

“Evladı Resülden / Mehmed Cihangir oğlu/ Seyyid Şerif Halil Divani / (Yağan Baba)/ Ruhuna El Fatiha  Doğum H. 390  Ölüm H.460”  

Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde 4/Şevval/1329 tarihinde (müceddet Anadolu) defterinin 440 numarasında kayıtlı vakfiye suretinde belirtilen isimlere göre mezar taşı yazılmıştır. Vakfiyeyi okuyarak eserlerine alan araştırmacılar Yağan Baba ve Halil Divani adlarının aynı kişiye ait olmadığını belirtmektedirler. Yağan Baba  hakkında açıklayıcı bilgi verememektedirler. 

MARİFET KÖYÜ KAYA MEZARI (KEŞİŞ MAĞARASI)

Köprüköy İlçesi Marifet Köyünde, Aras vadisine hakim bir noktada, Keşiş Mağarası olarak adlandırılan yerde kaya mezarları yer almaktadır. 3×3 m. ölçülerindeki oda ile 3.30 x 4.00 m. boyutlarındaki ana odadan oluşan kaya mezarlarının, tavan ve zeminleri düzdür.

KAYABAŞI(KİLİNKÂR)  KÖYÜ KAYA RESİMLERİ

Kayabaşı (Kilinkâr) köyü yakınında, üst kısımda Urartu dönemine tarihlenen bir kale ile, Aras Nehri kıyısındaki sarp kayalıklar üzerindeki mağarada, insan ve hayvan figürleri ile güneş ve tuzak tasvirlerinin işlendiği kompozisyonlar bulunmaktadır.

Bibliyografya

İ.H.Konyalı, Abideleri ve Kitabeleri ile Erzurum Tarihi – 1960

A.Şerif Beygu, ERZURUM Tarihi, Anıtları, Kitabeleri – 1936

E.Kürkçüoğlu, Ortaçağ’da Erzurum – 2007

H.H.Kadıoğlu, Kutlu Pasin’in Kutlu Yedi Ereni

Zeki Başar, İçtimai adetlermiz-İnançlarımız ve Erzurum İlindeki Ziyaret Yerleri-1972

Semavi Eyice, D.İ.A.cilt 8 s.350

H.Bekir Topdağı, Erzurum ve Çevresinde Medfun Manevi Mimarlarımız

H.Gündoğdu-A.A.Bayhan-M.Arslan, Sanat tarihi Açısından Erzurum – 2010

E.Konukçu, Selçuklulardan Cumhuriyete Erzurum Tarihi                                                                                                  

M.H.Yinanç, Erzurum İ.A.                                                                                                                                    

GürsoyYılmaz, Avnik Kalesi

A.Ü.Türkiyat Araştırmaları Ens.Dergisi Sayı 13                                                    

H.Gündoğdu, Erzurum ve Çevresindeki Tarihi Kalıntılar (Şehr-i Mübarek Erzurum)-1989

Zeki Başar, Erzurum İlinde Şifalı Sular

H.Gündoğdu, Erzurum’da Doğa Kültür Tarih ve Sanat Eserleri

1 Yorum

  1. Köprüköy nahiyesi doğumluyum 1957, hazırladığınız bu bilgilerin çoğusunu okudum, çok teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir